Otuzbeşlik Röportajı

Bugün günlerden Alamet!

Aylar sonra Alamet Dergi, sevenleriyle buluştu. 

Ağustos sayısıyla raflarda yerini alacak Alamet Dergi’nin arkasındaki ekibi tanıyacağız şimdi. Alamet Sanat, bünyesinde dergi ve atölyeler barındırıyor. Edebiyata ve sanata ilginiz varsa Alamet ile ucundan kenarından bir ilginiz olacaktır!

Röportajımızı Alamet’in yaratıcıları ve tasarımcıları Ece Gürbüz, Uğur Ergüden ve Tufan Kızılırmak ile gerçekleştirdik, keyifli okumalar.

Alamet ismi nereden çıktı? Nasıl başladı bu hikaye? Kafamda deli sorular, lütfen beni aydınlatın. (Gülüşmeler)

Ece: Yaklaşık 2 yıl önce başladık. Üçümüz de güzel sanatlar mezunuyuz ve sanata dair bir şeyler üretmek istedik. Camiadaki keşmekeşten ziyade kaybolmaya yüz tutmuş sanat dallarını ve dergiciliği yapmak istedik. Seçtiğimiz yolda bir “iz” bırakmak istedik. “Alamet” tam olarak yapmak istediğimizi özetliyor aslında. Cem Karaca’nın dediği gibi “Bindik bir alamete”.

Tufan: Adım adım ilerleyelim, ilk adım dergi, ikinci adım atölye son adım ise sanat kafe olsun istedik. Şu anda ikinci aşamadayız.

Bünyenizde ne tür atölyeler var?

Ece: Cam, deri, çini, heykel, seramik, grafiti, dijital illüstrasyon, doğal toka ve broş, çocuklara yönelik karikatür, keçeden maskot, takı ve linol baskı atölyelerimiz var. Bu atölyelere ek; resim, ebru, drama, moda illüstrasyon gelecek.

Atölyeler için yaş aralıkları nasıl oluyor?

Ece: Çocuklar için 6 ile 15 yaş arası katılım gerçekleşiyor. Ufak bir iki yaş esnemeler olabiliyor. Zaten bazı atölyelere aileler çocuklarıyla birlikte de katılabiliyorlar. Onun dışında yetişkinler için yaş konusunda herhangi bir kıstasımız yok.

Workshop hocalarını nasıl belirliyorsunuz? Siz ders veriyor musunuz?

Uğur: Tufan karikatür, Ece linol baskı atölyesi yapıyor. Diğer tüm atölyeler alanında uzman kişiler tarafından veriliyor.

Kontenjanı nasıl belirliyorsunuz? 

Uğur: Şu ana kadar maksimum 12 kişilik bir workshop’umuz oldu.

Ece: 12 kişinin fazla olduğunu, rahat hareket edilmediğini fark edince artık 9-10 civarı olduğunda, kontenjan doldu diye bilgi veriyoruz. Samimi bir ortam olsun istiyoruz. Nadir olarak atölyenin durumuna göre oynamalar olabiliyor.

Ücretler nasıl oluyor?

Uğur: Atölyeye göre ücretlendirme değişiyor. O yüzden katılmak istenilen atölye için iletişime geçildiğinde ücrete dair bilgilendirme yapılıyor.

Bir atölye ne kadar sürüyor?

Tufan: Genellikle 2 ile 3 saat arasında değişiyor ama katılımcıların tasarımlarının bitme süresine göre esneklik yapıyoruz.

Atölyeler genellikle hafta sonu mu oluyor?

Uğur: Hafta içi de oluyor. Atölyelerimiz genellikle çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi oluyor. Yoğunluğa ve talebe göre haftada 7 gün de olabiliyor.

Gelelim dergiye. Dergi içeriği nedir? Okurları neler bekliyor? 

Ece: Edebiyat – kültür sanat dergisi. İçeriğinde öykü, anlatı, şiir, kitap eleştirisi, genç keşif portfolyo köşesi, röportajlar, dizi eleştirisi, yazar karşılaştırmaları ve beğendiğimiz oluşumların tanıtımları oluyor. Güncel kalmak ve değer verdiğimiz, sanat camiasına adını kazımış büyük isimleri unutturmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Yalın bir dil kullanıyoruz, okurlarımızı sıkmak istemiyoruz. Her an, her yerde keyifle okuyabilirler.

Tufan: Kısaca sadece edebiyat ya da popüler kültür olan bir içeriğimiz yok. Aslında okurlarımızla beraber kurmaya çalıştığımız, sanata ve edebiyata dair bir kriter oluşturma çabamız var.

Gönüllü yazı yazmak isteyenler?

Ece: Okurlar için ayırdığımız bir alan var. “Senin Köşen”. İsteyenler Instagram’dan #seninköşen hashtag’ı ile bize ulaşıyorlar. Detaylar derginin son sayfasında yazıyor.

Yayınlanan bu yazıları nasıl seçiyorsunuz?

Ece: Şu an konuştuğun ekip, işin görsel ve tasarım kısmıyla ilgileniyor açıkçası. Edebi kısma editörümüz Şeniz Aylan ve Aylin Kaplan bakıyor. Stratejimiz de çok basit. Maille ulaşıp düzenli yazmak isteyen kişilerin gönderdiği örnek yazıları okuyarak, içeriğimize ve bakış açımıza uygun, gerçekten içi dolu olanlar üzerinden ilerliyoruz. Onun dışında her yazı yazmak isteyen gönüllüye olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapmaya çalışıyoruz. Yoğun olduğumuzda cevaplar gecikebiliyor. Mazur görünüz. (Gülüşmeler)

Sizin tanıdıklarınızdan dergiye yazan birisi var mı?

Ece: Tanıdığımız isimler var evet. Ama bizim için yazılarının içlerinin dolu olması, bizim onları tanıyor olmamızdan önce geliyor.

Tufan: Babam yazıyor. (Gülüşmeler)

Dergiyi nerelerden alabilirler?

Uğur: Dergiye artık tüm Türkiye’den ulaşabilinecek. D&R ve gazete-dergi satan tüm bayilerden alabilecekler. Ekstradan İzmir’de Yakın Kitabevi ve Kabuk Kitabevi’nde de bulabilirsiniz. Ayrıca web sitemizde de online satışımız mevcut.

Maaşlı işten çıkıp kendi işini kurmak, prangaları kırmak korkutucu bir süreç mi? Bence büyük cesaret gerektiriyor ben olsam korkardım.

Ece: Evet. Ben hala korkuyorum. (Gülüşmeler)

Tufan: Riskli bir süreç tabii ama bir yerde seçim yapmak gerekiyor. Hem maaşım yatsın ama dergi de çıkaralım olmuyor. Biz riskli yolu tercih ettik. En azından maaşlı bir işin aksine kendimizi 5 yıl sonra nerede gördüğümüzü bilmemek güzel bir motivasyon.

İzmir’de beğendiğiniz bir oluşum var mı sanata dair?

Ece: Var tabii ki. Mesela Edit’in her oluşumu hoşuma gidiyor, her şeye açıklar. “Drink and Draw”. Bir anda bir etkinliği beğenirlerse basıyorlar, bizi de basmışlardı (Gülüşmeler). O da bence çok samimi ve tatlı bir oluşum.

Tufan: Atölye Alamet. (Gülüşmeler)

Uğur: Jazz Festivali. Afişini her sene bir yarışma ile belirlenmesi çok takdire şayan.

Alamet, hayali bir kahraman olsaydı, sizce kim olurdu? 

Tufan: Tipi gözümün önünde ama tarif edemiyorum.

Gelelim biraz kişisel sorulara. Eğitim hayatınızı, sizi ve çocukluk hayalinizi merak ediyorum.

Ece: Ben Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Grafik mezunuyum. Biraz uzun (gülüşmeler). 5 aylık bir süre de İtalya’da eğitim alma fırsatım oldu. İstanbul’da doğdum, Antalya’da büyüdüm, Eskişehir’de okudum ama İzmir’de yaşamak istedim. İzmir’e geldiğimde çeşitli reklam ajanslarında çalıştım. Sonra Alamet macerasına atıldık. Ayrıca freelance olarak illüstrasyon yapıyorum.

Çocukluk hayalimmmm… Bir düşüneyim. Sanırım psikolog olmak istiyordum, çok küçükken de nedense dağcı olmak istiyordum.

Uğur: Ben küçükken ne olmak istiyordum? Mmm (Gülüşmeler). Küçük yaşta güzel sanatlarla tanıştım. 5. sınıfta resim çizmeyi çok seviyordum. Resim öğretmenimin tamamen beni yönlendirmesiyle güzel sanatlar lisesinde eğitim hayatımı sürdürmeye karar verdim. 5. sınıfta bu mesleği yapmak istediğimi biliyordum ve başka bir meslek düşünmedim.  Üniversitede ise Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Grafik Tasarım Bölümü okudum. Freelance grafik tasarım yapıyorum.

Tufan: Çocukken ben karikatürist olmayı çok isterdim. Ne kadar şanslıyım ki henüz lisedeyken ve Oğuz Aral hayattayken “GIRGIR” dergide kısa bir süre de olsa beraber çalışma fırsatı buldum, gerisi geldi zaten. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Grafik Tasarım Bölümü okudum. 4-5 yıldır da çeşitli yayınevleri için illüstrasyonlar yapıyorum.

Günde rahatlamaya ve kendinizi bütün streslerden arındırmaya sadece bir saatiniz var. O bir saatte ne yapardınız?

Ece: Sanırım 1 saatim var diye stres yapıp boşluğa bakardım. (Gülüşmeler) Yok yok evdeysem atari oynardım.

Tufan: Çay içerim 1 saat.

Sizce yeryüzündeki en büyük gizem nedir? 

Tufan: Karpuzun %95’inin su olması çok garip bence.

Ece: (Gülüşmeler) Üstüne bir şey denmez.